Hafta Tatili Alacağı | İspat Yükü

T.C.

YARGITAY

22. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/33047

K. 2017/626

T. 23.1.2017

• HAFTA TATİLİ ALACAĞI İSTEMİ ( Davacı Tanığı Davacının Haftanın Her Günü Çalıştığını Davalı Tanığı Sitede 5 Kapıcı Olduğunu Davacının Sıra Kendisine Geldiğinde Pazar Günleri Çalıştığını Beyan Ettiği – Davacı Tanığının Beyan Ettiği Sürelerde Davacının Her Hafta Tatilinde Çalıştığı Öncesinde 5 Haftada 1 Hafta Tatili Gününde Çalıştığı Kabul Edileceği )

• İSPAT YÜKÜ ( Hafta Tatili Alacağı İstemi/Hafta Tatillerinde Çalışıldığının İspatı Konusunda İşyeri Kayıtları Özellikle İşyerine Giriş Çıkışı Gösteren Belgeler İşyeri İç Yazışmaları Yazılı Delil Niteliğinde Olduğu/Sözü Edilen Çalışmanın Bu Tür Yazılı Belgelerle Kanıtlanamaması Durumunda Tarafların Dinletmiş Oldukları Tanık Beyanları İle Sonuca Gidileceği )

• TANIK BEYANLARI ( Hafta Tatili Alacağı – Davacı Tanığı Davacının Haftanın Her Günü Çalıştığını Davalı Tanığı Sitede 5 Kapıcı Olduğunu Davacının Sıra Kendisine Geldiğinde Pazar Günleri Çalıştığını Beyan Ettiği/Davacı Tanığının Beyan Ettiği Sürelerde Davacının Her Hafta Tatilinde Çalıştığı Diğerlerinde 5 Haftada 1 Hafta Tatili Gününde Çalıştığı İle Hesaplama Yapılacağı )

4857/m.46

2429/m.3

ÖZET : Dava; hafta tatili alacağı istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının 24 daireden oluşan 3 bloğa baktığı davalı tanıklarının beyanı ile dahi sabit olup, fesih tarihine kadar sitede ikamet eden davacı tanığı, davacının Pazar günü dahil haftanın her günü çalıştığını, diğer davacı tanığı ise görgüye dayalı bilgisi olmadığını beyan etmiştir. Davalı tanıklarından site sakini ve aynı zamanda davacının çalıştığı dönemde yönetici olan kişi ise, sitede 5 kapıcı olduğunu, davacının sıra kendisine geldiğinde pazar günleri çalıştığını, bunun dışında hafta tatili iznini kullandığını beyan etmiştir. O halde, davacı tanığının sitede ikamet ettiğini beyan ettiği yıldan fesih tarihine kadar davacının her hafta tatilinde çalıştığı, önce ise davalı tanığının beyanından hareketle 5 haftada 1 hafta tatili gününde çalıştığının kabulüne göre yapılacak hesaplama ile hafta tatili ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekir.

DAVA : Davacı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının kabulüne, hafta tatili ücret alacağı talebinin ise reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce hafta tatil ücreti konusunda beyanda bulunan tanıklarından G. Ö. davacının ilk başladığında hafta tatili olduğunu daha sonra bundan vazgeçildiğini, davalı tanığının ise davacının pazar günleri sadece çöp aldığını beyan ettiği görülmüştür. Bu durumda davacının hangi tarihten itibaren hafta tatilinde çalışmaya başladığı belirlendikten sonra hafta tatilinin bölünemeyeceği de dikkate alınarak varsa çalışmanın geçtiği hafta tatili ücretinin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda hafta tatili ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı işçinin hatta tatili ücret alacağı bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Kanun’un 63. maadesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yiımidört saat dinlenme hal.kının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.

Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullaııdırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.

2429 sayıl Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.

Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden isçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.

Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücret; ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.

Hafta tatili çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, hafta tatili çalışmasının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatanları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda, böyle bir indirime gidilmemesi gerekir

Somut olayda, davacının 24 daireden oluşan 3 bloğa baktığı davalı tanıklarının beyanı ile dahi sabit olup, davacı tanıklarından 2009 yılının 10. ayından fesih tarihine kadar sitede ikamet eden davacı tanığı L. Ç. , davacının Pazar günü dahil haftanın her günü çalıştığını, davacı tanığı G. Ö. görgüye dayalı bilgisi olmadığını beyan etmiştir. Davalı tanıklarından site sakini ve aynı zamanda davacının çalıştığı dönemde yönetici olan Ü. Y. , sitede 5 kapıcı olduğunu, davacının sıra kendisine geldiğinde pazar günleri çalıştığını, bunun dışında hafta tatili iznini kullandığını beyan etmiştir.

O halde, davacı tanığı L. Ç. ‘ın sitede ikamet ettiğini beyan ettiği 2009 yılının 10. ayından fesih tarihine kadar davacının her hafta tatilinde çalıştığı. 2009 yılının 10. ayından önce ise davalı tanığı Ü. Y.’in beyanından hareketle 5 haftada 1 hafta tatili gününde çalıştığının kabulüne göre yapılacak hesaplama ile hafta tatili ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.

SONUÇ :

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum yapın