Dosyanın İşlemden Kaldırılması | Davanın Açılmamış Sayılması | Hukuki Dinlenilme Hakkı

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/25277

K. 2017/18120

T. 14.11.2017

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A-) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalıya ait otelde resepsiyon görevlisi olarak çalıştığını iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, genel tatil, yıllık ücretli izin, hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

B-) Davalı Cevabının Özeti:

Davalıya duruşma davetiyesi ve dava dilekçesi tebliğ edilmediği için yanıt vermemiştir.

C-) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde yenilenmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına verilmiştir.

D-) Temyiz:

Kararı davacı temyiz etmiştir.

E-) Gerekçe:

Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.

Davanın tarafları ile vekillerinin davaya dair işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.

Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilinin 15.11.2011 havale tarihli dilekçesi ile davacının vekilliği görevinden istifa ettiğine dair dilekçe sunduğu ve dilekçenin asile tebliğ edilmesi için masrafını verdiği anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan ilk celse davanın HMK.nun 150 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına ve davacı vekilinin istifa dilekçesinin davacı asile tebliğine karar verildiği tebligatın ise duruşma tutanağındaki duruşma gününden bir gün sonra çıkarıldığı tespit edilmektedir.

Vekili istifa eden davacının yargılamadan haberdar edilmeden, davaya dair işlemleri öğrenme imkanı sağlanmadan dosyanın işlemden kaldırılması ve buna bağlı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum yapın