Hakaret | Alenen Hakaret | Ceza Davası

avukat

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2014/33536

K. 2015/569

T. 8.1.2015

• HAKARET SUÇU ( Katılan Beyanlarındaki Çelişkinin Giderilmesi – Katılanların Soruşturma Aşamasında Sanığın ” İnsene Lan Ne Diyorsun Lan” Biçiminde Sözler Söylediğini Belirttiği Sinkaflı Küfürden Söz Etmediği/Kovuşturma Aşamasında Sinkaflı Küfrettiğini Belirttiği – Mahkemece Hangi Anlatımın Hangi Sebeple Üstün Tutulduğu Yöntemince Açıklanmadan Karar Verilemeyeceği )

• ALENEN HAKARET ( Sanığın Hakaret Suçunu Yolda İşlemesine Karşın T.C.K.’nun 125/4. Md. Uygulanması Gerektiğinin Gözetilmemesinin İsabetsizliği )

• KATILAN BEYANLARINDAKİ ÇELİŞKİ ( Hakaret – Katılanların Soruşturma Aşamasında Sanığın ” İnsene Lan Ne Diyorsun Lan” Biçiminde Sözler Söylediğini Belirttiği Sinkaflı Küfürden Söz Etmediği/Kovuşturma Aşamasında Sinkaflı Küfrettiğini Belirttiği – Mahkemece Katılan Beyanlarındaki Çelişki Giderilerek Hangi Anlatımın Hangi Sebeple Üstün Tutulduğu Açıklanarak Karar Verileceği )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Hakaret – Adli Sicil Kaydı Bulunmayan Sanık Hakkında C.M.K.’nun 231/6. Md. Koşullar Tartışılıp Değerlendirilmeden “Şartların Oluşmadığı” Biçimindeki Kanuni Olmayan Gerekçeyle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Yer Olmadığına Karar Verilmesinin Bozma Nedeni Olduğu )

5237/m.53/1-c,125/4

5271/m.231/6

ÖZET : Dava; hakaret suçuna ilişkindir. Katılanların soruşturma aşamasındaki beyanlarında, sanığın “insene lan, ne diyorsun lan” biçiminde sözler söylediğini belirtmeleri, sinkaflı küfürden söz etmemeleri, kovuşturma aşamasında ise sinkaflı küfrettiğini belirtmeleri, tanığın ise araç içinde olup hakaret duymadığını belirtmesi karşısında, katılanların aşamalardaki beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, hangi anlatımın hangi sebeple üstün tutulduğu yöntemince açıklanmadan yetersiz gerekçeyle karar verilmesi isabetsizdir. Sanığın, hakaret suçunu yolda işlemesine karşın, T.C.K.nın 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, C.M.K.nın 231/6. maddesindeki koşullar tartışılıp değerlendirilmeden, “şartların oluşmadığı” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi bozma nedenidir.

DAVA : Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Katılanların soruşturma aşamasındaki beyanlarında, sanığın “insene lan, ne diyorsun lan” biçiminde sözler söylediğini belirtmeleri, sinkaflı küfürden söz etmemeleri, kovuşturma aşamasında ise sinkaflı küfrettiğini belirtmeleri, tanık Ö.Z.’in ise araç içinde olup hakaret duymadığını belirtmesi karşısında, katılanların aşamalardaki beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, hangi anlatımın hangi sebeple üstün tutulduğu yöntemince açıklanmadan yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,

2- )Sanığın, hakaret suçunu yolda işlemesine karşın, T.C.K.nın 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

3- )5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1- ( c ) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,

4- ) Her iki suç yönünden adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, C.M.K.nın 231/6. maddesindeki koşullar tartışılıp değerlendirilmeden, “şartların oluşmadığı” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve sanık A.T.’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 326 /son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum yapın