Çocuğu Öldürülenin Manevi Tazminat Talebi

T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/4991

K. 2012/7229

T. 25.4.2012

• HAKSIZ FİİL NEDENİYLE UĞRANILAN ZARAR ( Boşandığı Eşinin Velayetinde ve Müşterek Çocukları Olanı Eski Eşinin Silahla Öldürdüğünü Belirterek Manevi Tazminat İstemi – Olayın Gelişim Biçimi Eylemin Tahrik Sonucu İşlenmesi İle 40.000 TL Tazminata Hükmedilmesinin Fazla Olduğu )

• ÇOCUĞU ÖLDÜRÜLENİN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ ( Boşandığı Eşinin Eşinin Velayetinde Bulunduğu Müşterek Çocuklarını Öldürdüğü – Olayın Gelişim Biçimi Eylemin Tahrik Sonucu İşlenmesi Ölenin Davalının da Çocuğu Olmakla Davalıya Yakınlığı ve Tazminatın Belirlenmesi İlkeleri Gözetileceği )

• MANEVİ TAZMİNAT ( Müşterek Çocuklarının Boşandığı Eşi Tarafından Silahla Öldürüldüğü – 40.000 TL Manevi Tazminat Miktarının Fazla Olduğu )

818/m.47

22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı

ÖZET : Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacı, davalı ile boşandıklarını, çocuklardan diğerinin velayetinin davalıya verildiğini, davalının velayeti kendisine bırakılan ve tarafların müşterek çocuğu olanı silahla öldürdüğünü belirterek manevi tazminat istemiştir. Olayın gelişim biçimi, eylemin tahrik sonucu işlenmesi, ölenin davalının da çocuğu olmakla davalıya yakınlığı ve tazminatın belirlenmesi ilkeleri gözetildiğinde hüküm altına alınan 40.000 TL manevi tazminat miktarı fazladır.

DAVA : Davacı S.K. vekili tarafından, davalı H.Y. aleyhine 19/11/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:

Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.

Davacı, davalı ile 1999 yılında boşandıklarını, çocuklardan birinin velayetinin kendisine, Muratcan’ın velayetinin davalıya verildiğini, 24/02/2008 günü davalının velayeti kendisine bırakılan ve tarafların müşterek çocuğu olan Muratcan’ı silahla öldürdüğünü belirterek 50.000,00 TL manevi tazminat istemiştir.

Davalı, davacının ölen oğluna annelik görevini yapmadığını, çocuğu ile ilgilenmediğini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkeme, davalının haksız tahrik altında da olsa davacının oğlunun ölümüne neden olması nedeniyle davacı yararına 40.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir.

Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi ( fonksiyonu ) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum ( tatmin ) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel ( objektif ) ölçülere göre uygun ( isabetli ) bir biçimde göstermelidir.

Somut olayın gelişim biçimi, eylemin tahrik sonucu işlenmesi, ölenin davalının da çocuğu olmakla davalıya yakınlığı ve yukarıda anılan ilkeler birlikte gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Şu durumda yerel mahkemece davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata hükmolunmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Benzer Yazılar:

Yorum yapın