Emekli Aylığından Yapılan Kesinti

Emekli Aylığından Yapılan Kesinti

kadıkoyde avukat

T.C.

YARGITAY

21. HUKUK DAİRESİ

E. 2002/10696

K. 2002/11353

T. 27.12.2002

• EMEKLİLİK AYLIĞINDAN YAPILAN KESİNTİ ( 1479 Sayılı Yasaya Tabi Olarak Yaşlılık Aylığı Almakta İken Kendi Nam ve Hesabına Bağımsız Çalışmalarını Sürdürenlerin 1.10.1999 Tarihinden İtibaren %10 Sosyal Güvenlik Destekleme Primi Ödemesi Gerektiği – Yasanın Yürürlüğünden Önce veya Sonra Bağımsız Çalışmalarını Sürdürenler Açısından Bir Ayırım Yapmadığı )

• YAŞLILIK AYLIĞI ( Almakta İken İken Kendi Nam ve Hesabına Bağımsız Çalışmalarını Sürdürenler – 1.10.1999 Tarihinden İtibaren %10 Sosyal Güvenlik Destekleme Primi Ödemesi Gerektiği/Yasanın Yürürlüğünden Önce veya Sonra Bağımsız Çalışmalarını Sürdürenler Açısından Bir Ayırım Yapmadığı )

• SOSYAL GÜVENLİK DESTEKLEME PRİMİ ( 1479 Sayılı Yasaya Tabi Olarak Yaşlılık Aylığı Almakta İken Kendi Nam ve Hesabına Bağımsız Çalışmalarını Sürdürenlerin 1.10.1999 Tarihinden İtibaren %10 Oranında Ödemesi Gerektiği )

• KENDİ NAM VE HESABINA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRENLER ( 1479 Sayılı Yasaya Tabi Olarak Yaşlılık Aylığından Yapılan Kesintinin İptali Talebi – 1.10.1999 Tarihinden İtibaren %10 Sosyal Güvenlik Destekleme Primi Ödemesi Gerektiği )

1479/m.Ek.20

4447/m.38,63/e

ÖZET : Davacı emekli aylığından yapılan kesintinin yasal olmadığının tesbitiyle toplam 391.380.481 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 1479 Sayılı Yasaya tabi olarak yaşlılık aylığı almakta iken kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmalarını sürdürenlerin 4447 sayılı Yasanın 63/e ve 38 maddeleri gereğince 1.10.1999 tarihinden itibaren %10 oranında sosyal güvenlik destekleme primi ödenmesi gerektiğinin öngörülmesine, yasal kuralın; Yasanın yürürlüğünden önce veya sonra kendi nam ve hesaplarına bağımsız çalışmalarını sürdürenler açısından bir ayırım yapmamasına, göre, davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA : Davacı emekli aylığından yapılan kesintinin yasal olmadığının tesbitiyle toplam 391.380.481 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B.Mustafa Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

KARAR : Dava, 4447 sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce yaşlılık aylığı bağlanan ve halen kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasını sürdüren davacıdan, Kurumca 4447 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 1479 sayılı yasaya eklenen ek 20. maddesi gereğince sosyal güvenlik destekleme primi kesilmesinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkindir.

Gerçekten 4447 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 1479 sayılı yasaya Ek 20. madde ile eklenen “Bu kanuna göre, yaşlılık aylığı bağlananlardan 24. maddenin 1 numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların Sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren çalışmaların sona erdiği ay dahil %10 oranında Sosyal güvenlik destek primi kesilir “Hükmü yeni bir düzenleme olup, anılan düzenleme ile, 1479 Sayılı Yasaya tabi olarak yaşlılık aylığı almakta iken kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmalarını sürdürenlerin 4447 sayılı Yasanın 63/e ve 38 maddeleri gereğince 1.10.1999 tarihinden itibaren %10 oranında sosyal güvenlik destekleme primi ödenmesi gerektiğinin öngörülmesine, yasal kuralın; Yasanın yürürlüğünden önce veya sonra kendi nam ve hesaplarına bağımsız çalışmalarını sürdürenler açısından bir ayırım yapmamasına, göre, davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.12.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Yazılar:

Yorum yapın