Senet Üzerinde Tahrifat | Özel Belgede Sahtecilik | Manevi Tazminat

T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/5879

K. 2018/2747

T. 5.4.2018

• MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ ( Haksız Eylem Sebebiyle – Davaya Konu Olayda Davalının Özel Belgede Sahtecilik Suçunu İşlemiş Olduğu Sabit Görülerek Cezalandırılmasına Karar Verildiği – Davalının Taraflar Arasında Düzenlenen Senet Üzerinde Tahrifat Yapmak Suretiyle Takibi Gerçekleştirdiği ve Davacıya Ait Gayrimenkulün Haczedildiği – Davacı Lehine Uygun Miktarda Manevi Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği )

• ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU ( Haksız Eylem Sebebiyle Manevi Tazminat İstemi – Taraflar Arasında Düzenlenen Senet Üzerinde Davalının Tahrifat Yapmak Suretiyle Takibi Gerçekleştirdiği/Davacıya Ait Gayrimenkulün Haczedildiği – Davalının Davacıya Yönelik Haksız Eylemi Sabit Olup Davacı Lehine Uygun Miktarda Manevi Tazminata Hükmedilmesi Gerekirken Davanın Tümden Reddinin İsabetsiz Olduğu )

• HAKSIZ EYLEM ( Davalının Davacıya Yönelik Haksız Eylemi Sabit Olup Davacı Lehine Uygun Miktarda Manevi Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği – Özel Belgede Sahtecilik Suçu )

6098/m.56

ÖZET : Dava, haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu olayda, İzmir Asliye Ceza Mahkemesi ilamı ile davalının özel belgede sahtecilik suçunu işlemiş olduğu sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş olup, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davalının taraflar arasında 1.000 TL olarak düzenlenen senet üzerinde tahrifat yapmak suretiyle takibi gerçekleştirmiş olduğu, bu takipte davacıya ait gayrimenkulün haczedildiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda, davalının davacıya yönelik haksız eylemi sabit olup, davacı lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davanın tümden reddi isabetsizdir.

DAVA : Davacı H.Ç. vekili Avukat S.K. tarafından, davalı İ.Ş. aleyhine 02/12/2014 gününde verilen dilekçeyle haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 29/12/2015 tarihli kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR : Dava, haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, dava reddedilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalıya borcu olması sebebiyle davacı tarafından verilen iki senetten biri olan 07/10/2007 vadeli 1.000 TL bedelli senet üzerinde tahrifat yapılmak suretiyle 4.000 TL bedelli olarak değiştirilerek, bu iki senedin tahsili için icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinin davacının haberi olmadan kesinleştirildiğini, murisinden kalan gayrimenkule haciz konulduğunu ve satışa çıkarıldığını, davacının bu satışa engel olmak için 10.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının yapmış olduğu bu sahtecilik ile davacının mağduriyetine sebep olduğunu beyanla manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.

Mahkemece, davaya konu 07/10/2007 vadeli senette tahrifat yapılmış olmasına karşın 07/09/2007 vadeli 5.400 TL bedelli senet üzerinde tahrifat yapılmamış olduğu, bu senet yönünden davacının borçlu olduğu, bu borcun da ödenmemesi sebebi ile icra takibinin devam edeceği dikkate alındığında, davacı hakkında tek bir senet nedeni ile takip yapılmadığı ve 07/09/2007 vadeli senet yönünden yapılan icra takibinin devam ettiği ve gayrimenkulün haczedilip satışa çıkartılması işleminde davalının tamamen haksız olmadığı ve takibe devam etmesinde geçerli bir senedin ayrıca bulunduğu; geçersiz kabul edilen, özel belgede sahtecilik suçuna konu olan bono sebebi ile gerçekte olandan daha fazla miktarda borç için takip yapılması sebebiyle manevi tazminat isteminin haklı olmadığı ve haksız takipten söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamından, davaya konu olayda, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/357 esas ve 2014/448 karar sayılı ilamı ile davalının özel belgede sahtecilik suçunu işlemiş olduğu sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş olup, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davalının taraflar arasında 1.000 TL olarak düzenlenen 07/10/2007 vadeli senet üzerinde tahrifat yapmak suretiyle takibi gerçekleştirmiş olduğu, bu takipte davacıya ait gayrimenkulün haczedildiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda, davalının davacıya yönelik haksız eylemi sabit olup, davacı lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davanın tümden reddi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum yapın